Altın yatırımcıları dikkat: Gram altında makas daraldı! Piyasada yeni dönem mi başlıyor?
Ekran fiyatı ile Kapalıçarşı’daki altın fiyatları arasındaki fark kısa sürede dikkat çekici şekilde daraldı. Daha önce gram altında 400 TL’ye kadar çıkan alım-satım makası, son günlerde 100 TL seviyesine kadar geriledi. Bu gelişme yatırımcıların “Altındaki makas neden kapandı, fiyatlar yeniden yükselir mi?” sorularını gündeme getirdi. Uzmanlar, fiyatlardaki bu hızlı daralmanın nedenlerini ve gram altın için öngörülen yeni seviyeleri değerlendirdi. İşte detaylar…
Konuyla ilgili tüm merak edilenleri değerlendiren Altın ve Para Piyasaları Uzmanı ve İstanbul Mücevherciler Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (İMKUSAD) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk şu ifadeleri kullandı: “Petrol fiyatının yükselmesi enflasyon oluşturacağı için bu durumun merkez bankalarının faiz kararlarında daha çok etkili olacağı görülüyor. Örneğin; bizim bugün yapılacak toplantımızda faiz değişikliği beklenmiyor. Hâlbuki en az 50 veya 100 baz puanlık bir düşüş beklentisi vardı. Bu beklenti şimdilik rafa kaldırılmış durumda. Aynı şekilde FED'den de bir faiz indirimi gelmeyeceği beklentisi ağırlık kazandı. Faiz indirimi olmaması altını baskılayan bir gerekçe. Özellikle Amerika, Avrupa ve Londra piyasalarında; hisse senedi, tahvil ve bonoda pozisyon almış olan yatırımcıların, teminat açıklarını kapatmak için altın satışı yaptıklarını görüyoruz.
Yatırımcı tarafında en çok yadırganan konu, 'Savaş başladı, altın neden düşüyor?' sorusuydu. Savaş başlamadan önce zaten altın yükselir. Savaş başladığında ise savaşan ülkeler silah almak için, oradaki bireyler de nakde geçmek için altın satarlar. Bunu daha önceki savaş dönemlerinde de görmüştük. Bu nedenle altının yurt dışı fiyatı yükselmedi ve ons altın 5035 dolara kadar geriledi. Ancak sonrasında tekrar toparlandı.
İç piyasaya baktığımızda ise geçen hafta savaş başladığında ay başının pazartesiye denk gelmesi ve vergi ödemelerinin bugüne sarkması etkili oldu. Aynı gün Merkez Bankası'nın dövizi kontrol altında tutabilmek için 7 milyar dolara varan bir satış yapması, piyasadan ciddi miktarda TL çekilmesi anlamına geldi. Yapılan satış miktarının 12,5 milyar dolara çıkmasıyla piyasada bir nakit sıkışıklığı oluştu ve bu durum hâlâ devam ediyor. Nakit ihtiyacından dolayı Türk lirası bulmak için hafif çaplı altın satışları yapıldığını görüyoruz.
1 kilogram altının dış piyasa ile iç piyasa arasındaki farkında azalma oldu. 2 Mart’ta 10 bin doları bulan fark, önce 7 bin dolara, ardından 5 bin dolara indi. Bugünlerde ise bu fark 1800-2000 dolar seviyelerinde seyrediyor. Yani 1 kilogram altının yurt içi fiyatı yurt dışına göre 1800-2000 dolara daha pahalı.
Merkez Bankası'nın gecelik repoları durdurmasıyla mevduat faizlerinde yaşanan 3 puanlık yükseliş, bazı yatırımcıları kısa vadeli mevduat faizine yönlendirdi. Altın talebindeki düşüşün bir nedeni de budur. Ancak küçük montanlı da olsa alımlar sürüyor. Kapalıçarşı’da altının gram fiyatı 7350 TL seviyelerine kadar geriledikten sonra 7550 TL'yi gördü, şu an 7400-7450 TL seviyelerinde işlem görüyor.
Altın ons bazında 5000 doların üzerinde kalmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece ilk etapta 5200-5250, daha sonra 5450 ve önümüzdeki aylar itibarıyla 5600 seviyeleri görülebilir.
Nakit sıkışıklığı nedeniyle kısa vadede altında baskı olsa da enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi durumunda, vatandaş parasının değerini korumak amacıyla altın alımlarını sürdürmeye devam edecektir.
Altın talebi azaldı. Bununla birlikte mevduat faizlerinin yükselmiş olması ve faiz indirimlerinin de yapılmayacak olması nedeniyle altında bir baskılanma var. O yüzden piyasa ile kuyumcu arasında fiyat makasının kapandığını görüyoruz. İlerleyen günlerde ve bayram sonrasında yine altında makas açılabilir gibi görünüyor. Dubai’den altın sevkiyatının da sınırlı olabileceği söz konusu. Altın ticareti için uçaklar da çalışmadığı için önümüzdeki günlerde fark tekrar açılabilir.
Ben savaşın kısa sürede sonuçlanacağı kanaatinde değilim. Orada sadece İran, ABD ve İsrail savaşmıyor. Arkasında dünyada bir bloklaşma var. Bu bloklaşmada Çin, Kuzey Kore, Rusya gibi ülkeler de İran’ı desteklerken, İngiltere gibi ülkeler İsrail’i destekliyor. Savaşın nerede duracağı belli değil. Bölgedeki etkilerini azaltmak için girişimler var. Türkiye’nin arabuluculuk konusunda her iki tarafı da ikna etmeye çalıştığını görüyoruz.
Ben ons altında 5.000 doların aşağısının görüleceğini düşünmüyorum. 5.600 dolar seviyelerinin ilk yarı itibarıyla tekrar görüleceği düşüncesindeyim. Yılın ikinci yarısında özellikle eylül ekim gibi tekrar 6.000 dolara doğru giden bir fiyat göreceğiz. ABD’de Senato yenileme seçimleri yapılacak. Trump kaybederse bir azledilme söz konusu da olabilir. Bu ABD tarafında bir belirsizlik oluşturacaktır. Bu da altına yarayacaktır.
Avrupa’da savunma sanayii yatırımları söz konusu. Ekonomilerde de bu nedenle bozulmalar var.
Bunlar da altını destekleyen gelişmelerdir. İçeride de gram fiyatı (Kapalıçarşı) olarak 7.300 TL seviyelerini görebiliriz. Yükselişlerde 7.700-7.800 TL’yi görebiliriz.”
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı
