BIST100'de düşüş trendi kırıldı: Borsada yükseliş devam edecek mi?
BIST100’de mayıstan bu yana süren düşüş trendi kırılırken, bankalar öncülüğündeki yükseliş dikkat çekti. Hürriyet Gazetesi Yazarı Zeynel Balcı, borsadaki hareketin arkasındaki faiz ve vergi beklentilerine dikkat çekerek kritik seviyeleri ve yükselişin devam edip etmeyeceğini değerlendirdi.
Borsa İstanbul'da BIST100 endeksi, mayıs ayında test edilen 15 bin 200 seviyesinin ardından başlayan düşüş trendini kırarak yeniden yükselişe geçti. Bankacılık hisselerinin öncülük ettiği hareketin arkasında faiz indirimi beklentileri, kısa vadeli faiz getirilerine yönelik olası vergi düzenlemesi ve artan risk iştahı öne çıkıyor. Hürriyet Gazetesi Yazarı Zeynel Balcı, son yükselişin hem para politikasına ilişkin beklentilerin hem de piyasanın mevcut fiyat seviyelerine yönelik değerlendirmelerinin bir sonucu olarak okunabileceğini belirtti. Balcı, "Borsadaki son yükselişi hem örtülü faiz indirimi olasılığı hem de kısa vadeli faiz getirilerine vergi gelebilir mi öngörülerinin fiyatlaması olarak da okumak mümkün. Bu beklentilerin gerçeklik kazanıp kazanmayacağını ise önümüzdeki günlerde göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Bankacılık hisselerinin yükselişe öncülük ettiğine dikkati çeken Balcı, bunun "bankasız çıkış olmaz" tezini yeniden doğruladığını belirtti. Balcı, "Bu durum biraz da TCMB'den faiz beklentisiyle ilgili." dedi. Borsa İstanbul'daki yükselişi destekleyen diğer unsurlara da işaret eden Balcı, bir süredir yabancı yatırım bankalarından Borsa İstanbul için gelen "ucuz ve primsiz" yönündeki raporların dikkat çektiğini söyledi. Tahvil ve bono ağırlıklı yabancı alımlarının, artan risk iştahının, haftalık repo ihalelerinin yeniden başlama olasılığının ve dış borsalardaki iyimserliğin de BIST100'deki yükselişi desteklediğini belirten Balcı, söz konusu gelişmelerin piyasa beklentileri açısından önem taşıdığını ifade etti.
Kısa vadeli sıcak para hareketleriyle parasal fonlara vergi düzenlemesi yapılacağına yönelik haber akışlarının da yükseliş üzerinde etkili olduğunu belirten Balcı, bu beklentinin henüz resmiyet kazanmadığını vurguladı. Balcı, "İlk fiyatlama sonrası piyasalar gelişmeleri görüp ona göre yol yürümek isteyebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Balcı, borsadaki yükselişin nedenleri arasında fiyat seviyelerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. "Ticarette ucuz olanı alıp pahalıya satmak esastır. Borsa primsizdi alım geldi." diyen Balcı, son hareketlenmelere ticari işleyiş açısından da bakılması gerektiğini belirtti.
Eski bir borsacı sözünü hatırlatan Balcı, "Borsalarda yukarı çekim kanunu vardır." ifadelerini kullandı. Borsaların büyük krizler yaşanmadığı sürece dip seviyelerde uzun süre kalmadığını belirten Balcı, güçlü çıkış trendleri için güçlü beklentilerin oluşması gerektiğini vurguladı. Balcı, mevcut görünümde henüz bu aşamaya gelinmediğini belirterek, "Tepki çıkışı kısa dönem için güç kazanmış görülse de halen kırılgan tabloyu tamamen aştığımızı söylemek zor." dedi.
Teknik destek ve dirençlerin yakından izlenmesi gerektiğini belirten Balcı, Borsa İstanbul'da iyimserliğin sürdüğünü ifade etti.
Borsadaki yükselişe rağmen şirket bilançolarındaki zayıf görünümün risk unsuru olmaya devam ettiğini belirten Balcı, çok sayıda şirketin zarar açıkladığını, birçok hissede kâr rakamlarının önceki dönemlerin altında kaldığını söyledi. "Ekonomi yavaşlayınca şirketler de bundan nasibini almış görülüyor." diyen Balcı, bilançolardaki görünümün uygulanan para programı açısından sürpriz olmadığını kaydetti. Para programı kapsamında faizlerin yüksek tutulması, döviz kuru ve talebin baskılanması yoluyla enflasyonun kontrol altına alınmasının hedeflendiğini belirten Balcı, ancak ABD-İran savaşıyla yükselen petrol ve doğal gaz fiyatlarının maliyet enflasyonunu da beraberinde getirdiğini söyledi.
Bu durumun enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını ve TCMB'nin faiz indirim sürecinin ertelenmesine neden olduğunu belirten Balcı, yüksek faiz ortamının da borsa üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Yabancı yatırımcıların Türk mali varlıklarına yönelik ilgisinin devam ettiğini belirten Balcı, 14 Ağustos ile sona eren haftaya ilişkin TCMB verilerine dikkat çekti. Yabancı yatırımcıların söz konusu haftada hisse senetlerinde 176 milyon dolarlık alım yaptığını, tahvil ve bonoda ise 306 milyon dolarlık satış gerçekleştirdiğini aktaran Balcı, tahvil ve bonoda 9 haftalık kesintisiz alımın ardından ilk kez satış görüldüğünü söyledi. Hisse senetlerinde ise bir önceki haftaya göre alım miktarının arttığını belirten Balcı, yabancı ilgisinin hisse tarafında güçlenmeye başladığına işaret etti. Türkiye'deki carry trade işlemlerinin 14 Ağustos itibarıyla 62,4 milyar dolarla rekor seviyeye yükseldiğini belirten Balcı, yüksek faiz ve döviz kurunun baskı altında kalmasının carry trade açısından uygun bir zemin oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye'nin CDS seviyesinin 220'ye gerilemesi, yabancı yatırım bankalarından gelen olumlu değerlendirmeler, yüksek faiz ortamı ve yılın son çeyreğinde faiz indirimine ilişkin beklentilerin carry trade rakamındaki artışı desteklediğini belirten Balcı, "Oluşan carry trade rakamı normal bir sonuç." dedi.
Bununla birlikte TCMB'nin ödemeler dengesi verilerine göre yerlilerin yurt dışı yatırımlarının, yabancıların Türkiye'ye getirdiği tutarın üzerinde kalmaya devam ettiğini de belirtti.
Balcı, ABD-İran arasındaki gerginliğin devam etmesinin petrol fiyatları üzerinden küresel piyasalar açısından risk oluşturduğunu belirtti. Petrol fiyatlarındaki yükselişin maliyet enflasyonunu artırması ihtimalinin merkez bankalarının faiz artırım beklentilerini güçlendirdiğini belirten Balcı, bu durumun küresel piyasalardaki iyimserliği sınırladığını söyledi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,74 seviyesine yükseldiğini aktaran Balcı, tahvil faizlerindeki yükselişin devam etmesi halinde bunun riskli varlıklar ve dolayısıyla borsa açısından baskı unsuru oluşturabileceğini ifade etti.
ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırım ve baskıyı artıracağı yönündeki açıklamalarının belirsizliği daha da artırdığını belirten Balcı, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, ticari gemilerin geçişi ve savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin soru işaretlerinin sürdüğünü söyledi. Balcı, bu şartlarda petrol ve doğal gaz fiyatlarında düşüşün zor olduğunu belirterek, enerji maliyetleri gerilemedikçe enflasyon kaygısının ve merkez bankalarının faiz artırımı ihtimalinin gündemde kalacağını ifade etti.
Fed tutanaklarında üyelerin şahin tutumunun ve üç üyenin faiz artırım yönünde oy kullanmasının da bu gelişmelerle bağlantılı olduğunu belirten Balcı, enerji fiyatlarının küresel para politikası ve risk iştahı açısından yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.
BIST100 endeksinin teknik görünümüne ilişkin değerlendirmesinde Balcı, 14 bin 300 seviyesinin aşılmasıyla düşüş trendinin kırıldığını ve çıkış formasyonlarından "ters OBO"nun işlerlik kazandığını belirtti. Endekste 14 bin 250-14 bin 300 bandının ilk destek bölgesi olduğunu belirten Balcı, 14 bin 250 seviyesinin üzerinde kalındığı sürece yükseliş hareketinin devam edebileceğini söyledi. Yukarı yönlü hareketin sürmesi halinde ise 14 bin 880 ve 15 bin 200 seviyelerinin ilk dirençler olarak takip edileceğini belirtti.
Balcı, endekste satış denemeleri görülmesine rağmen çıkış hareketinin gücünü koruduğunu belirterek, Borsa İstanbul'da iyimserliğin sürdüğünü ifade etti.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı
