131 fonun tasfiye süreci 6 aya çıktı: Borsa nasıl etkilenecek? Yatırımcı parasını ne zaman alacak?
Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarında 3 aylık tasfiye süresini 6 aya çıkardı. Düzenlemenin gerekçesi, fonların portföy yapıları ve piyasa koşulları. Amaç, portföydeki varlıkların daha uygun koşullarda satılabilmesine imkan sağlamak. Peki, bu değişiklik yatırımcı açısından ne ifade ediyor? Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan, merak edilenleri CNN TÜRK canlı yayınında anlattı.
Bilal Emin Turan'ın açıklamaları şöyle:
SPK'NIN 6 AYLIK SÜRECİ NEDEN ÖNEMLİ?
"Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) geçen hafta tasfiye sürecine ilişkin yol haritasını açıklamış ve süreç için 3 aylık bir süre öngörmüştü. Ancak varlıkların tespiti ve bu varlıkların nakde çevrilmesiyle ilgili işlemlerin daha uzun süreceği anlaşıldı. Bu durumun piyasada daha fazla satış baskısı oluşturma riski bulunuyordu. Çünkü bu kadar büyük miktardaki varlığın tek bir günde satılması mümkün değil. Sürenin 6 aya çıkarılmasını, varlıkların aceleyle ve düşük fiyatlardan elden çıkarılmasının önüne geçilmesi ve piyasa koşullarının daha uygun olduğu dönemlerde satış yapılabilmesi amacıyla değerlendirmek gerekiyor. Burada yaklaşık 900 milyar liralık bir varlıktan söz ediyoruz. Bunun yaklaşık 450-500 milyar liralık kısmını hisse senetleri oluşturuyor.

"FONLARDA 6 AYLIK SÜRE, SATIŞ BASKISINI AZALTACAK"
Bu hisseler, piyasada gördüğümüz standart ve likit hisselerden oluşmuyor. En az 20 kadar hissenin sığ, fiyatı şişmiş ve olması gereken seviyelerin oldukça üzerinde işlem gören hisseler olduğunu görüyoruz. SPK’nın 28 Ağustos’taki düzenlemesinin ardından bu fonların portföylerinde de bir değişim yaşandığını gördük. Sığ hisselerden hızlı şekilde BIST 30 hisselerine geçiş oldu. Dolayısıyla bu fonlar nakde çevrilecekse, son dönemde aldıkları BIST 30 hisselerinin de satılması gerekecek. Bu da borsadaki satış baskısının daha uzun süre devam etmesi anlamına gelebilir. SPK'nın burada uyguladığı stratejinin amacı, satış baskısının daha da yükselmesini ve piyasanın bundan daha fazla etkilenmesini önlemek. Çünkü yaklaşık 6,5 milyon borsa yatırımcısı var. Burada sadece fon yatırımcılarının değil, genel olarak yatırımcının ve piyasanın menfaatlerinin de korunması gerekiyor.
"6 AYLIK SÜRE TÜM FONLAR İÇİN AYNI ANLAMA GELMİYOR"
Burada iki noktayı birbirinden ayırmak gerekiyor. Tasfiye sürecindeki 131 fonun içerisinde para piyasası fonları da bulunuyor. Yaklaşık 117 tanesi ise hisse senedi yoğun fonlar, yani serbest fonlar. Bu fonların tasfiye süreçleri aynı şekilde ilerlemeyecek. Para piyasası fonları daha likit fonlar. İçerisinde devlet tahvili, repo ve vadeli mevduat gibi ürünler bulunuyor. Dolayısıyla bu fonlar açısından sürecin 6 ay sürmesi beklenmiyor.

SPK geçen hafta 2 iş günü ve ardından 10 iş günü olmak üzere toplam 12 iş günlük bir yol haritası açıkladı. İlk iş gününde fonların Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan bankalara devri gerçekleştirilecek. Burada iki banka görevlendirildi: İş Bankası ve Ziraat Bankası. Devir işleminin ardından 10 iş günü içerisinde fonların borçları, alacakları ve yükümlülükleri tespit edilecek.

PARA PİYASASI FONLARINDA İLK ÖDEMELER NE ZAMAN?
Para piyasası fonları daha likit olduğu için ilk ödemelerin ekim ayının ilk veya ikinci haftasında başlayabileceğini söyleyebiliriz. Özellikle 17 Eylül saat 13.30’dan önce emir verilmiş olan para piyasası fonlarında ilk ödemelerin yapılması bekleniyor. Bu fonların içerisinde devlet tahvili, vadeli mevduat ve repo gibi kısa vadede nakde dönüştürülebilen ürünler bulunuyor. Zaten para piyasası fonlarının temel özelliği de kısa vadeli yatırım ve yüksek likidite sağlaması.
"PARA PİYASASI FONLARINDA DA RİSK OLABİLİR"
Burada bir ayrımın daha altını çizmek gerekiyor. Bazı para piyasası fonları hisse senetlerini teminat olarak kabul etmiş olabilir. Örneğin bir fon, 100 milyon lira nakit karşılığında 100 milyon liralık hisse senedini teminat olarak aldıysa ve o hisse senedinin değeri yüzde 50 düştüyse, teminatın değeri de 50 milyon liraya iner. Son dönemde birçok hissede yüzde 40-45 civarında değer kayıpları yaşandı ve bazı hisselerde taban serileri görüldü. Dolayısıyla böyle bir teminat yapısı bulunan para piyasası fonlarında da değer kaybı yaşanması mümkün.
"YATIRIMCININ HESABINDAKİ PARA AYNI KALMAYABİLİR"
Fonların içerisindeki varlıklar süreç boyunca değerlenmeye devam edecek. Ancak portföyde hisse senedi teminatı varsa, bu hisselerde yaşanan değer kayıpları da fonun değerine yansıyacak. Örneğin bugün hesabınızda 100 bin lira görünüyor olabilir. Ancak tasfiye sürecinin sonunda fonun içerisindeki varlıkların değeri düşmüşse, yatırımcıya yapılacak ödeme o tarihteki gerçek değer üzerinden hesaplanacak.

Burada önemli olan katılma payı adedinin korunmasıdır. Örneğin 20 bin adet katılma payınız varsa bu adet değişmez. Ancak bugün 5 lira olan bir pay, tasfiye tarihinde 1 liraya düşmüşse, yatırımcının alacağı tutar 20 bin adet üzerinden 1 lira olarak hesaplanır. Dolayısıyla bugün hesabında 100 bin lira gören bir yatırımcının, tasfiye sonunda aynı tutarı alacağının garantisi yok. Ödenecek tutar, varlıkların o tarihteki değerine göre belirlenecek.
"SERBEST FONLARDA RİSK DAHA YÜKSEK"
Serbest fonlar, adı üzerinde daha serbest yatırım stratejileri uygulayabilen fonlar. Bunlara genellikle nitelikli yatırımcılar kabul ediliyor. Nitelikli yatırımcılar, belirli finansal yeterlilik kriterlerini karşılayan ve finansal okuryazarlığa sahip olduğu kabul edilen yatırımcılardan oluşuyor. Serbest fonlarda çok yüksek kazanç elde etmek mümkün olabildiği gibi, bunun karşılığında ciddi değer kayıpları da yaşanabilir. Tasfiye sürecinde de fonların içerisindeki varlıkların değer kaybetmesi durumunda yatırımcı açısından zarar oluşabilir. Dolayısıyla 6 aylık süreç boyunca piyasa koşullarının değişmesi de yatırımcının alacağı nihai tutarı etkileyebilir.
"AMAÇ SATIŞLARI ZAMANA YAYMAK"
SPK’nın süreyi uzatmasının temel amaçlarından biri, tüm bu varlıkların aynı anda satışa çıkmasının önüne geçmek ve piyasa üzerindeki satış baskısını azaltmak. Çünkü tasfiye kapsamındaki fonların tamamındaki varlıkların bir günde satılmaya çalışılması durumunda piyasada çok ciddi bir satış baskısı oluşabilir. Bu nedenle satışların zamana yayılması, varlıkların daha uygun piyasa koşullarında elden çıkarılmasına imkan sağlayabilir.
"YATIRIMCILARIN DOLANDIRICILARA KARŞI DİKKATLİ OLMASI GEREKİYOR"
Bu süreçte sanal medyada ciddi bir bilgi kirliliği de oluştu. Dolandırıcıların da bu durumdan faydalanmaya çalışabileceğine dikkat etmek gerekiyor. Yatırımcıların öncelikle KAP açıklamalarını ve bankaların resmi açıklamalarını takip etmesi önemli. Özellikle tasfiye sürecinde görev alan İş Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yapılacak açıklamalar takip edilmeli. Şu anda süreç devam ediyor. İlk iki iş gününde fonların Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan bankalara devri gerçekleştirilecek. Sonraki 10 iş gününde ise fonların borç, alacak ve yükümlülükleri ile yatırımcıların payları tespit edilecek. Ardından varlıkların nakde dönüştürülmesi başlayacak.
"YATIRIMCININ AYRICA BAŞVURU YAPMASINA GEREK YOK"
Şu anda SPK’nın çizdiği yol haritasına göre yatırımcıların ayrıca bir başvuru yapmasına gerek yok. Örneğin tasfiye sürecinde görevli bankalarda hesabı bulunmayan yatırımcıların yeni bir hesap açması gerekmiyor. Tasfiye sonucunda satılan varlıkların karşılığı, yatırımcının daha önce yatırım yaptığı banka veya aracı kurumdaki yatırım hesabına aktarılacak. Bu işlemler otomatik olarak gerçekleştirilecek. Yatırımcının ayrıca bir başvuru yapması gerekmiyor. Satışlar gerçekleştikçe, yatırımcının hak ediş oranına ve o andaki fon değerine göre tutarlar ilgili yatırım hesabına aktarılacak.

"PARANIZI HIZLANDIRALIM" DİYENLERE DİKKAT
Birçok yatırımcı şu anda kredi kartı borcu, okul masrafı veya ev ödemesi gibi nedenlerle parasına ulaşmak istiyor. Ancak burada sabırlı olmak gerekiyor. Para piyasası fonlarında süreç daha hızlı ilerleyecek. Serbest fonlarda ise süreç daha uzun sürebilecek. Bu nedenle sanal medyada yayılan her bilgiye itibar edilmemeli ve resmi kurumların açıklamaları takip edilmeli. Özellikle "Komisyon verin, paranızı hemen geri alalım" veya "Ödemenizi hızlandıralım" gibi vaatlerde bulunan kişilere karşı çok dikkatli olunmalı. Sonuç olarak, tasfiye kapsamındaki fonların tamamının bir günde satılması piyasada ciddi bir çöküş riski yaratabilir. Bu nedenle süreç zamana yayılmış durumda.
SPK’nın belirlediği 6 aylık süre, ihtiyaç duyulması halinde mevzuat çerçevesinde daha da uzatılabilir. Ancak sürecin mutlaka 6 ayın tamamını kullanacağı yönünde bir beklenti bulunmuyor."
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı





















