SON DAKİKA HABERİ | Borsada yatırım yaparken bu hatalara dikkat! Küçük yanlışlar büyük kayıplara neden olabilir
Mevduat faizlerinin yıllık yüzde 42-43 seviyelerinde seyretmesi nedeniyle birçok yatırımcı risk almaktan kaçınsa da, piyasalarda değişen beklentiler borsaya olan ilgiyi canlı tutuyor. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat, petrol fiyatlarındaki gerileme, iç talepteki yavaşlama ve önümüzdeki dönemde enflasyonda beklenen düşüşün faizleri aşağı çekebileceği öngörülüyor. Bu beklentiler, yatırımcıların yeniden hisse senedi piyasasına yönelmesine neden oluyor.
Yaklaşık 6,4 milyon yatırımcının borsa hesabının bulunduğu Türkiye'de özellikle halka arzlarla piyasaya katılan yatırımcı sayısı dikkat çekiyor.
Halka arz edilen şirketlerin performansı ilgiyi artırırken, borsada kazanç kadar risklerin de bulunduğu unutulmamalı.
Borsada zaman zaman herhangi bir önemli gelişme olmadan kısa sürede yüksek prim yapan hisseler görülebiliyor.
Bazı hisseler birkaç ay içerisinde yüzde 200'e varan yükseliş kaydettikten sonra yüzde 30-35 oranında geri çekilebiliyor.
Yükselişi kaçıran yatırımcılar bu düşüşleri fırsat olarak değerlendirebiliyor.
Ancak kısa sürede sert yükselip ardından düzeltmeye giren hisselerde yeniden aynı yükselişin yaşanacağı düşüncesi her zaman doğru olmayabiliyor.
Bu nedenle bu tür hisselerde işlem yaparken dikkatli olunması gerekiyor.
Sanal medya üzerinden yapılan hisse paylaşımları yatırımcıların kararlarını etkileyebiliyor. Özellikle belirli hisselerin öne çıkarıldığı veya bazı aracı kurumların hisse topladığı yönündeki iddialar yatırımcıların ilgisini çekebiliyor.
Uzmanlar, yalnızca sosyal medya paylaşımlarına dayanarak yatırım kararı verilmemesi gerektiğini belirtiyor.
"Bu hisse iki katına çıkacak" gibi söylemler yerine şirketin finansal verilerinin incelenmesi öneriliyor.
Fiyat/Kazanç (F/K) oranı, bir şirket hissesinin kârına göre pahalı mı yoksa ucuz mu olduğunu gösteren önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor.
Borsada ortalama F/K oranı 8-10 seviyelerinde bulunurken, bu rakamın çok üzerinde işlem gören hisselerde yatırım yapılmadan önce beklentilerin iyi analiz edilmesi gerekiyor.
Beklentilerin gerçekleşmemesi durumunda sert fiyat hareketleri görülebiliyor.
Bir hissenin piyasada serbest dolaşımda bulunan kısmı düşük olduğunda fiyat hareketleri daha sert olabiliyor.
Özellikle fiili dolaşım oranının yüzde 25'in altında olduğu şirketlerde fiyat dalgalanmalarının daha yüksek olabileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle yatırım kararı verirken şirketlerin fiili dolaşım oranlarının da dikkate alınması tavsiye ediliyor.
Şirketlerin açıkladığı yüksek kâr rakamları her zaman ana faaliyetlerinden elde edilen gelirleri göstermeyebiliyor.
Bazı dönemlerde duran varlık satışları veya tek seferlik gelirler bilançolara önemli katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle şirketin satış gelirleri ile net kârı arasındaki ilişki dikkatle incelenmeli, gerektiğinde bilançodaki diğer gelir kalemleri kontrol edilmeli.
Bir hissenin fiyat grafiğinde kısa süre içerisinde sert yükseliş ve düşüşler görülmesi, yüksek oynaklığa işaret edebiliyor. Bu tür fiyat hareketlerinin yaşandığı hisselerde yatırımcıların daha dikkatli davranması ve işlem yapmadan önce detaylı analiz gerçekleştirmesi öneriliyor.
Borsada yatırım kadar doğru zamanda pozisyondan çıkmak da önem taşıyor. Son iki yılda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle bazı yatırımcılar reel kayıp yaşarken, mevduat ve para piyasası fonlarını tercih eden yatırımcılar daha yüksek getiri elde etti.
Bu nedenle yatırımcıların hedefledikleri kâr seviyesine ulaştıklarında çıkış stratejilerini de önceden belirlemeleri gerekiyor.
Son dönemde jeopolitik gelişmeler nedeniyle piyasalarda dalgalanmalar artarken günlük al-sat işlemleri de yaygınlaştı.
Ancak kısa vadeli işlemlerde profesyonel yatırımcılar ve algoritmik sistemler önemli avantaj sağlayabiliyor.
Bu nedenle bireysel yatırımcıların yalnızca kısa vadeli fiyat hareketlerine odaklanmasının risk oluşturabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, yatırımcıların tüm birikimlerini tek bir hisseye yönlendirmemesi gerektiğini vurguluyor.
Bankacılık, holding, enerji, sanayi ve madencilik gibi farklı sektörlerden şirketlere yatırım yapmak riskin dengelenmesine katkı sağlayabiliyor.
Hisse seçimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan yatırımcılar ise profesyonel yönetime sahip hisse senedi fonları ile BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 endeks fonlarını değerlendirebiliyor. Bilal Emin Turan / Posta.com
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı