SON DAKİKA HABERİ | Altında kritik eşik! 7 bin TL mi, ralli mi?
Altın piyasalarında yön arayışı sürerken, yatırımcıların odağında ABD ile İran arasında yapılması beklenen ikinci tur görüşmeler yer alıyor. Hafta sonuna doğru gerçekleşebileceği konuşulan temaslara yönelik iyimserlik, değerli metallerde yukarı yönlü hareketi desteklerken, petrol fiyatlarında ise baskı dikkat çekiyor.
ABD’nin Hürmüz Boğazı çevresinde uyguladığı abluka sonrası artan tansiyon, diplomasi trafiğinin hızlanmasıyla birlikte kısmen yumuşamaya başladı.
Tarafların Pakistan’ın başkenti İslamabad veya İsviçre’nin Cenevre kentinde yeniden bir araya gelebileceği yönündeki beklentiler, özellikle altın ve gümüş fiyatlarında yükselişi beraberinde getirdi.
Buna karşın petrol fiyatları 100 dolar seviyesinin altını test ederek geri çekilme eğilimi gösterdi.
Haftaya yaklaşık 6.800 TL seviyesinden başlayan gram altın, artan iyimserlikle birlikte 6.900 TL sınırına kadar yükseldi. Gümüş fiyatları da 110 TL seviyesini aşarken, enerji piyasasında dalgalı seyir öne çıktı.
milliyet.com'a açıklamalarda bulunan Ekonomist Belgin Maviş’e göre, ilk temaslarda iki ana konu dikkat çekiyor.
ABD’nin İran’dan uranyum faaliyetlerini uzun vadeli olarak durdurmasını talep etmesi ve İran’ın buna daha kısa süreli bir teklif sunması, taraflar arasında uzlaşının henüz sağlanamadığını gösteriyor.
Ayrıca İran’ın bölge ülkelerinden talep ettiği yüksek tazminatın kabul görmemesi de sürecin zorluklarını ortaya koyuyor.
Buna rağmen, tarafların yeniden masaya oturacak olması, piyasalar açısından olumlu bir beklenti yaratıyor.
Müzakere sürecinde Çin’in rolü giderek daha belirgin hale geliyor. Pekin yönetiminin barış, egemenlik ve uluslararası hukuk vurgusu, tarafları uzlaşmaya teşvik eden önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
Çin’in enerji akışındaki rolü ve İran ile olan ticari ilişkileri de sürecin seyrini etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Türkiye tarafında ise piyasaların odağı 22 Nisan’da yapılacak Merkez Bankası toplantısına çevrilmiş durumda.
Faizlerde değişiklik beklenmemesi, gram altının iç dinamiklerle daha serbest hareket etmesine zemin hazırlıyor. Döviz kurundaki sınırlı yükseliş de gram altını destekleyen unsurlar arasında öne çıkıyor.
Altın fiyatlarında zaman zaman görülen geri çekilmelerin arkasında ise küresel talep dinamikleri bulunuyor. Özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük alıcıların savaş sürecinde emtia alımlarına ara vermesi, fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Bunun yanı sıra doların küresel performansı ve ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentiler de ons altın üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Jeopolitik risklerin artmasıyla petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, klasik “petrol yükselirse altın baskılanır” tezini yeniden gündeme taşıdı. Arz sıkıntıları ve lojistik problemler nedeniyle petrol fiyatları güçlü seyrini korurken, bu durum altının yükselişini sınırlayan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre petrol fiyatlarında kısa vadede 90 dolar seviyesinin güçlü bir destek olarak çalışması bekleniyor. Olası geri çekilmelerde ise 80-90 dolar bandı yeni denge alanı olabilir.
Gram altın tarafında kısa vadeli beklentiler yukarı yönlü olsa da sert bir ralli için güçlü katalizörlere ihtiyaç duyuluyor.
Büyük merkez bankalarının yeniden altın alımlarına başlaması bu noktada belirleyici olacak. Mevcut şartlar altında gram altının 7.000–7.300 TL bandına doğru hareket etmesi olası görülüyor.
Olası bir anlaşma durumunda petrol fiyatlarında sınırlı bir geri çekilme yaşanabileceği, ancak 85-90 dolar aralığının yeni denge seviyesi olabileceği değerlendiriliyor.
Ons altının ise daha sakin bir seyir izleyerek dengelenmesi bekleniyor.
Uzmanlar, önümüzdeki 3 ila 6 aylık süreçte altın yatırımcılarının daha temkinli bir pozisyon alabileceğini belirtiyor.
Küresel gelişmeler, merkez bankalarının adımları ve jeopolitik riskler, altının yönünü belirlemeye devam edecek.