SON DAKİKA HABERİ | Altın yatırımcısını sarsan gelişme! 18 yıl sonra bir ilk...
Küresel piyasalarda haftanın öne çıkan gelişmelerinden biri, altın fiyatlarında görülen sert düşüş oldu. Güvenli liman talebindeki zayıflama, ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden güçlenmesi ve doların değer kazanması, altın fiyatları üzerinde satış baskısının artmasına neden oldu.
Piyasalarda yaşanan bu gelişmeler, altının hem aylık hem de çeyreklik performansında uzun yıllardır görülmeyen kayıpların gündeme gelmesine neden oldu.
Altındaki geri çekilmenin temel nedenlerinden biri, ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin beklentiler oldu.
Yüksek enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasının devam edebileceği beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altına yönelik talebi zayıflattı.
Yatırımcılar, yüksek faiz ortamında getirisi bulunan yatırım araçlarına yönelmeyi tercih ediyor.
Piyasalarda Fed'in yıl içinde üç faiz artırımı gerçekleştirebileceği beklentisi öne çıkarken, CME FedWatch verilerine göre eylül ayında faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 64 seviyesinde fiyatlanıyor.
Altın fiyatlarını aşağı yönlü etkileyen bir diğer unsur ise ABD dolarındaki yükseliş oldu.
Doların güç kazanması, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha maliyetli hale getirirken küresel talebin zayıflamasına da katkı sağladı.
Böylece güçlü dolar ve faiz beklentileri birlikte hareket ederek altın üzerindeki baskıyı artırdı.
Son dönemde altını destekleyen faktörlerden biri Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik belirsizliklerdi.
Ancak bölgedeki tansiyonun düşmesiyle birlikte yatırımcıların güvenli liman talebinde azalma görüldü. Korunma amaçlı alımların zayıflaması da altındaki satışların hızlanmasına neden olan unsurlar arasında yer aldı.
Altın yalnızca aylık bazda değil, çeyreklik performans açısından da dikkat çeken bir gerileme yaşıyor.
İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarında görülen yükselişin enflasyon endişelerini artırması ve faiz beklentilerini güçlendirmesi, değerli metal üzerinde baskı oluşturdu.
Mevcut görünüm, altının 2024'ten bu yana ilk çeyreklik düşüşünü yaşamasına işaret ediyor.
Ayrıca piyasalardaki fiyatlamalar, 2013 yılının ikinci çeyreğinden bu yana görülen en sert çeyreklik kayıplardan birinin yaşanabileceğine işaret ediyor.
Marex analisti Edward Meir, yüksek enflasyon, güçlü dolar ve faiz beklentilerinin altını destekleyebilecek diğer gelişmelerin önüne geçtiğini belirtti.
Meir, normal şartlarda jeopolitik riskler ile enflasyon endişelerinin altın için destekleyici olabileceğini ancak mevcut piyasa koşullarında faiz ve dolar etkisinin daha belirleyici olduğunu ifade etti.
Yatırımcılar şimdi Fed'in gelecek dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin yeni sinyaller için ABD'den gelecek istihdam verilerini takip ediyor. Haziran ayına ilişkin ADP özel sektör istihdamı ile tarım dışı istihdam verileri, faiz beklentilerinin şekillenmesinde önemli rol oynayacak.
İstihdam piyasasının güçlü kalması durumunda Fed'in faiz artışı yönündeki beklentilerin desteklenebileceği, zayıf verilerin ise bu beklentileri azaltarak altına kısa vadeli destek sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Spot altının ons fiyatı yüzde 1,5 gerileyerek 3.956,92 dolara kadar indi. Böylece aylık bazdaki değer kaybı yüzde 12,7 seviyesine ulaştı. Bu görünümün korunması halinde altın, Ekim 2008'den bu yana en sert aylık düşüşünü yaşamış olacak. Aynı zamanda değerli metalin üst üste dördüncü ayı da negatif bölgede tamamlaması bekleniyor.
ABD'de işlem gören ağustos vadeli altın kontratları da yüzde 1,7 düşüşle 3.969,30 dolar seviyesine kadar geriledi.
Edward Meir, yılın ikinci yarısında ons altının 3.500 ile 4.400 dolar aralığında işlem görebileceğini öngördü.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının yönünü Fed'in faiz politikası, doların seyri, ABD'den gelecek ekonomik veriler ve jeopolitik gelişmeler belirleyecek. Faiz beklentilerinin güçlü kalması halinde satış baskısının sürmesi beklenirken, daha ılımlı para politikası sinyalleri veya küresel risklerde yeniden artış yaşanması durumunda güvenli liman talebinin güçlenebileceği ifade ediliyor.


