SON DAKİKA | Altında kritik gün! Fed kararı sonrası yönü ne olacak?
Küresel piyasalarda yatırımcıların dikkati bugün açıklanacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına çevrildi. Türkiye saati ile 21.00’de duyurulacak karar öncesinde altın, dolar ve emtia piyasalarında temkinli hareketlilik öne çıkarken, Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresi dolmadan önceki son toplantısı olması nedeniyle piyasalar açısından ayrı bir önem taşıyor.
Fed’in nisan ayı toplantısı, Jerome Powell’ın başkanlık ettiği son faiz kararı olarak kayıtlara geçecek.
Powell’ın görev süresinin 15 Mayıs 2026’da sona erecek olması, yapılacak açıklamaların yalnızca faiz oranı açısından değil, Fed’in gelecekteki para politikası sinyalleri bakımından da yakından takip edilmesine neden oluyor.
Piyasalarda genel beklenti, Fed’in faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek mevcut seviyeleri koruması yönünde şekilleniyor.
Ancak Powell’ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalar, özellikle yılın geri kalanına yönelik faiz indirimi beklentileri üzerinde belirleyici olabilir.
milliyet.com'a açıklamalarda bulunan Ekonomist Hikmet Baydar, mevcut teknik göstergelerin altın fiyatlarında aşağı yönlü baskının sürdüğüne işaret ettiğini belirtti.
Baydar’a göre gram altında 6.550 TL seviyesi hedef olmaya devam ederken, mevcut fiyatların 6.680 TL bandına kadar gerilediği görülüyor.
Fed’in faiz indirimi konusunda daha temkinli bir duruş sergilemesi veya sıkı para politikasının süreceğine dair mesajlar vermesi durumunda, altındaki geri çekilmenin daha da hızlanabileceği değerlendiriliyor.
Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki kırılgan ateşkesin sürmesine rağmen, Hürmüz Boğazı çevresindeki tansiyon ve küresel ekonomik büyüme beklentilerindeki zayıflama, yatırımcıların güvenli liman tercihlerinde yeni bir denge arayışına neden oluyor.
Körfez bölgesinde savaş kaynaklı gelir kayıpları ve küresel daralma endişeleri, kısa vadede altında güçlü yükseliş ihtimalini sınırlayan unsurlar arasında yer alıyor.
Fed kararının dolar üzerinde doğrudan sert bir etki yaratması beklenmese de, küresel riskler, jeopolitik gelişmeler ve Türkiye’ye yönelik yatırım iştahındaki dalgalanmalar dolar/TL tarafında yukarı yönlü baskıyı artırabilir.
Uzman değerlendirmelerine göre dolar kurunda aylık bazda yaklaşık yüzde 1 seviyesinde artış potansiyeli bulunuyor.
Bunun yanında ABD’nin savaş harcamaları, borç yükü ve kredi notu riskleri uzun vadede dolar üzerinde baskı oluşturabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.
ABD ekonomisinin artan borçlanma maliyetleri ve Çin Yuanı’nın küresel finans sistemindeki rolüne ilişkin gelişmeler, doların rezerv para statüsüne yönelik tartışmaları da yeniden gündeme taşıyor.
Bu nedenle yatırımcıların yalnızca Fed kararına değil, küresel ekonomik dengelere ilişkin daha geniş perspektifte pozisyon alması önem taşıyor.