Maaşlar yattığında yapılan 10 kritik hata!
Her ay maaş gününde hesaba yatırılan para, çalışana oldukça bol ve fazla gibi geliyor. Ertelenen alışverişler, dışarıda yemekler, taksiler ve hafta sonu planları peş peşe geliyor. Ancak özellikle bütçesi sınırlı olanlar için maaşın ilk günlerindeki bu rahatlık, ayın geri kalanında ciddi bir sıkışıklığa dönüşebiliyor. İşte bütçeyi fark ettirmeden eriten 10 kritik hata...
Maaş hesaba yattığında ilk birkaç gün adeta kendimizi kaybediyoruz. Ay boyunca ertelediğimiz ihtiyaçlar, alışverişler ve küçük keyifler bir anda aklımıza geliyor. ‘Daha ayın başındayız’ rahatlığıyla yapılan her küçük görülen harcama, aslında ayın geri kalanından eksiliyor. Özellikle bütçesi sınırlı olanlar için birkaç günlük savurganlık, ayın son haftalarında ciddi bir geçim sıkıntısına dönüşebiliyor. Uzmanlar en çok yapılan yanlışları söyle sıraladı.
Maaş yattığı günler içerisinde arkadaş grubuyla yapılan yemek veya kahve buluşmalarında “Benden olsun” demek daha kolay geliyor. Ancak peş peşe yapılan bu ısmarlamalar, maaşın daha ayın ortasına gelmeden erimesine neden oluyor.
Maaş yattığında ATM’den yüklü miktarda para çekip cüzdana koymak, insana “elimde para var” hissi veriyor. Fakat nakit harcamalarda paranın nereye gittiğini takip etmek, kart harcamalarına göre çok daha zor olabiliyor. Cüzdandan çıkan 100-200 liraların hesabını tutmayınca, ay sonunda paranın nereye gittiğini bulmak da zorlaşıyor.
Günlerdir hatta haftalardır online alışveriş sepetinde beklettiğiniz ürünler, maaş yatar yatmaz bir anda ‘alınması gerekenler’ listesine dönüşüyor. Kıyafet, teknoloji ürünü, ev eşyası veya aksesuar fark etmiyor; ‘Zaten sepetteydi’ düşüncesi satın alma kararını kolaylaştırıyor.
Hangi paranın kira, fatura, kredi kartı, ulaşım veya günlük ihtiyaçlar için ayrılacağı belli olmadan harcama yapmak, ayın ilerleyen günlerinde hesabı sıkıştırıyor. Çünkü başta elimizde büyük görünen rakamın aslında tamamı harcanabilir değil.
“Bu ay önce ihtiyaçlarımı karşılayayım, ay sonunda ne kalırsa biriktiririm” düşüncesi kulağa mantıklı geliyor. Fakat ay sonunda genellikle birikim için beklenen para ortada olmuyor. Maaş yattığında birikmesi gereken miktarı baştan ayırmak çok daha gerçekçi bir yöntem.
Yemek kartlarına yükleme yapılınca “Nasıl olsa bu para yemek için” düşüncesi devreye giriyor. Bakiye yüksek olunca daha pahalı restoranlara yöneliyor, ilk günlerde birkaç keyifli yemekle kartı hızla eritiyoruz. Ayın geri kalanında yemek yiyeceğimizi unutup, tüm ayın yemek bütçesini ilk haftalarda tüketiyoruz.
Maaşın cuma günü yatması, harcama açısından başlı başına tehlikeli bir kombinasyon olabiliyor. Normalde yapılacak hafta sonu planı bir anda daha pahalı restorana, daha uzak bir rotaya veya daha masraflı bir aktiviteye dönüşebiliyor. “Maaş yattı, bu hafta sonu biraz keyif yapalım” derken aynı planın maliyeti iki-üç katına çıkabiliyor.
Kredi kartı borcunu kapatınca insan ciddi bir rahatlama hissediyor. Bu rahatlamayla maaşın neredeyse tamamını borca yatırıp hesabında günlük ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar az para kalabiliyor. Sonraki gün de doğal olarak ihtiyaç çıktığında ise yeniden kredi kartına yönelmek zorunda kalınıyor.
Maaş yattığında bazı ürünleri toplu almak daha mantıklı gelmeye başlıyor. Deterjan, kahve, kişisel bakım ürünleri, ev ihtiyaçları veya uzun süre dayanacak gıdalar “nasıl olsa kullanacağım” düşüncesiyle normalden fazla alınabiliyor. Böylece henüz ihtiyaç doğmadan, gelecek ayların harcamasını bugünkü maaşla yapmış oluyoruz.
Genelde toplu taşımayı veya evde yemek yapmayı tercih eden kişiler, maaşın yatıığı ilk zamanlarda daha fazla konfor satın alabiliyor. Taksiye binmek, dışarıda yemek yemek ve market siparişini eve getirtmek daha cazip hale geliyor. Bu göze küçük görünen konfor harcamaları, ilerleyen günlerde bütçeyi ciddi şekilde sarsan bir masrafa dönüşebiliyor.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı




