İslam Memiş’ten altın ve gümüş için kritik uyarı! "2026 manipülasyon yılı olabilir"
Finans Analisti İslam Memiş, ABD’nin İran’a yönelik olası müdahalesine ilişkin değerlendirmelerinin ardından katıldığı televizyon programında küresel piyasalara, altın ve gümüş fiyatlarındaki sert hareketlere dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Memiş’e göre piyasalar son gelişmelere beklenenden daha sakin tepki verirken, asıl kırılganlık değerli metaller cephesinde yaşanıyor.
Memiş, Venezuela’ya yönelik operasyonun finansal piyasalar açısından sürpriz olmadığını belirterek, zamanlamanın belirsiz olmasına rağmen sonucun fiyatlamalara büyük bir şok yaratmadığını ifade etti. Operasyonun savaş boyutuna ulaşmadan tamamlanmasının, piyasalardaki sert dalgalanmaları sınırladığını dile getirdi.
Küresel piyasalarda asıl kritik alanın değerli metaller olduğunu vurgulayan Memiş, bu alanda ülkeler arasındaki güç dengesinin yeniden şekillendiğini söyledi.
Altın ve petrol piyasasında ABD’nin, gümüşte ise Çin’in belirleyici konuma geldiğine dikkat çekerek, üretim ve tüketim tarafındaki yoğunlaşmanın fiyatları yönlendirdiğini belirtti.
Son bir ayda gümüş fiyatlarında görülen sert iniş çıkışların tesadüf olmadığını savunan Memiş, bu hareketlerin Çin kaynaklı olduğunu ifade etti.
Gümüşteki yükselişlerin, altın üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik stratejik hamlelerle bağlantılı olabileceğini dile getirdi.
Memiş, normalde 2026 ortasında beklenen altın-gümüş rasyosundaki kırılmanın daha erken gerçekleştiğini belirterek, rasyonun 60 seviyesinin altına inmesiyle birlikte gümüşte güçlü bir yükseliş yaşandığını söyledi. Talep artışı, ihracat kısıtlamaları ve bazı yasakların bu süreci hızlandırdığını kaydetti.
Altın ve gümüşteki yükselişlerin yatırımcıda yanlış bir güven algısı oluşturabileceğine dikkat çeken Memiş, değerli metallerdeki sert fiyatlamaların arkasında ciddi küresel riskler bulunduğunu vurguladı. Ona göre bu yükselişler, olası büyük dalgalanmaların habercisi niteliğinde.
Altın, gümüş, platin, paladyum ve bakır gibi metallerin yalnızca yatırım aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Memiş, bu ürünlerin sanayinin temel girdileri olduğuna işaret etti.
Gümüş fiyatlarının aşırı yükselmesinin üretim maliyetlerini, ihracatı ve küresel ticareti olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Altındaki agresif yükselişlerin merkez bankalarının rezerv yönetimini zorlaştırdığını söyleyen Memiş, bu durumun küresel para sisteminde baskı yaratabileceğini dile getirdi. Yatırımcı açısından kazanç gibi görünen fiyat hareketlerinin, aslında daha büyük bir finansal fırtınaya işaret edebileceğini vurguladı.
Altını güvenli liman olarak tanımlayan bir isim olmasına rağmen 2026 yılı için temkinli olunması gerektiğini belirten Memiş, altın ve gümüşte zirve beklentisiyle hareket edilmemesi çağrısında bulundu. Ona göre 2026’nın ilk yarısı, gerçek varlıklara geçiş için bir hazırlık dönemi olarak değerlendirilmeli.
Memiş, 2026’nın ilk yarısında jeopolitik risklerin fiyatları yukarı taşıyabileceğini, ancak yılın ikinci yarısında değerli metallerde önce yatay seyir, ardından düşüş eğilimi görülebileceğini ifade etti. Fed’in olası faiz adımları ve merkez bankalarının alımları kısa vadeli destek sağlasa da kalıcı olmayabileceği uyarısında bulundu.
Yatırımcılara net bir mesaj veren Memiş, 2026 yılında ev ve otomobil gibi somut varlıkların öne çıkacağını söyledi. Ona göre yatırım planları zirve fiyatlarda değil, öncesinde yapılmalı.
2026’yı “manipülasyon yılı” olarak tanımlayan Memiş, savaşlar, dış politika hamleleri ve haber akışlarının piyasaları yönlendireceğini belirtti. Yatırımcıların tek bir enstrümana bağlı kalmadan portföylerini çeşitlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Fiziki gümüşe olan yoğun talebe de değinen Memiş, Kapalıçarşı’da yaşanan yoğunluğun dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi. Gümüşün artık sadece bir yatırım aracı değil, küresel güç dengelerinde stratejik bir unsur haline geldiğini ifade etti.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı