FON SORUŞTURMASI SON DAKİKA! Abdulkadir Selvi: "Pandoranın kutusu yeni açıldı! Cumhurbaşkanı Erdoğan bazı kelleleri uçurabilir"
Türkiye gündemini sarsan fon kriziyle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulunan gazeteci Abdulkadir Selvi, “Pandoranın kutusu yeni açıldı” sözleriyle dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşanan gelişmelerin ardından bazı isimlerle yollarını ayırabileceğini öne süren Selvi’nin açıklamaları Ankara kulislerini hareketlendirdi. İşte Abdulkadir Selvi'nin bugünkü köşesinde öne çıkan o satırlar:
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 10 ay önce uyarmıştı. Şimşek, 4 Kasım 2025 tarihinde Sermaye Piyasaları Kongresi’nde kürsüye çıkmış ve “Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” demişti. Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde, 26 Şubat 2025 tarihinde SPK’ya resmi bir müzekkere yazdığı ortaya çıktı. Dikkat ettiniz mi Mehmet Şimşek’in uyarısı da Akın Gürlek’in resmi yazısı da 2025 tarihini taşıyor. Yıl olmuş 2026’nın eylül ayı, fon krizi patlak vermiş. Peki o zaman niye harekete geçilmemiş? Berberlerin IBAN’ına gönderilen tıraş parasını, simitçilerin IBAN’ına atılan simit parasını takip eden devletimiz bunu niye takip etmemiş?
Fonları denetleyen denetim kuruluşları var. Bu denetim kuruluşları bağıra bağıra gelen bu krizi fark etmemişler mi? Fark etmedilerse onlar orada ne iş yapıyor? Eğer, fark edip raporlarında belirttilerse neden önlem alınmamış? Eğer, denetim kuruluşları tespit edip uyardılarsa, buna rağmen gereği yapılmadıysa o daha vahim bir yanlış demektir. Ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Bu tür krizlerin bir özelliği vardır. Ya siz krizi yönetirsiniz ya da kriz sizi.
Krizin ilk anından itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu dirayetli duruşla kriz yönetimi başladı. Erdoğan, BM Genel Kurulu için bulunduğu ABD’den “Şunun bilinmesini isterim; sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır” dedi.Türkiye’ye döndüğünde ayağının tozuyla bir toplantı yaptı. Yarın ise Ankara’da yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında daha kapsamlı bir toplantı yapılacak. Böylece fon krizinin metastaz yaparak diğer yerlere sıçramasına engel olunacak.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavrı önemliydi. Erdoğan çok net ve kararlı bir duruş ortaya koydu. Gömleğin ilk düğmesi doğru iliklendi. Erdoğan bu duruşunu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasını jet hızıyla kabul ederek pekiştirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise fon krizinde dinamik bir kriz yönetimi uyguluyor. Akın Gürlek, 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasında fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığının dondurulduğunu açıkladı. Bu olumlu bir adım.
Fon krizi patlak verdiği andan itibaren AK Parti milletvekilleriyle konuşuyorum. İnfial halindeler. Kim en ufak bir usulsüzlük yaptıysa hesabının sorulmasını istiyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı tavrı ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu konuda yaptığı açıklamalar umut verici. Fon krizinin faturası borsanın yolunu bile bilmeyen gariban vatandaşa ödetilmemeli. Kimler haksız kazanç elde ettiyse faturayı da onlar ödemeli. “Herkes yer içer hesabı Dilber öder” durumu olmamalı. Bu millet İnci Taneleri dizindeki Dilber değil. Bu ülkede banker krizi oldu, hesabı millet ödedi. Bankalar krizi oldu, faturayı yine millet ödedi. Ancak AK Parti iktidarı döneminde buna izin verilmedi. Bugün muhalefette olan Ali Babacan, ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı olduğu dönemde batık bankaların parasının millete ödetilmediğini çok net bir şekilde anlattı.Fon krizinin faturası da yüksek kazanç elde edenlerden tahsil edilmeli.
Bu olayın bir de siyasi boyutu var. Ona da değinmek istiyorum. AK Parti, Meclis açıldığında fon krizinin araştırılması için önerge verebilir. Böylece hem ön almış olurlar hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavizsiz çizgisini sürdürürler.Pandoranın kutusu yeni açıldı. Soruşturma derinleştikçe sürpriz tutuklamalara tanık olabiliriz. Çünkü henüz işin köpüğüyle uğraşılıyor. Derine inilmedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bazı kelleleri uçurabilir.
Bu tür mide bulandarıcı işler karşısında dik duruş önemlidir. Fon krizi patlak verdiği andan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlı bir tavır ortaya koydu. Şimdi burada yapılan çalışmaları uzun uzun anlatacak değilim. Asıl dikkat çekmek istediğim nokta; AK Parti’den fon krizini savunan kimse çıkmadı. Çıkmaması lazım. Bırakın Erdoğan’ı ve parti yönetimini, milletvekili seviyesinde dahi kimse savunmaya kalkmadı. AK Parti’ye yakın medyadan da kimse savunmadı. Çünkü bunun savunulacak bir tarafı yok. Tam tersine hesap sorulması gereken bir durum. İstifaya davet eden AK Parti’ye yakın gazeteciler oldu. Dış güçler ya da siyasi operasyon gibi şeylere sığınan olmadı. Biraz önce belirttim ya bırakın savunmayı, tam tersine bir hava var.AK Parti milletvekilleri ile konuşuyorum; infial halindeler. Doğru olan bu.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı