Altın yeniden yükselecek mi? Kritik beklentiler netleşmeye başladı
Küresel piyasalarda yeni haftanın ilk işlem gününde oynaklık dikkat çekti. Hafta sonu ABD ile İran arasında yeniden tırmanan askeri gerilim, enerji piyasalarında dalgalanmayı beraberinde getirirken, güvenli liman olarak görülen altın ise beklentilerin aksine değer kaybetti. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon ve faiz beklentilerini güçlendirmesi, altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.
Piyasalarda dikkatler hafta sonunda ABD ile İran arasında yaşanan karşılıklı askeri gelişmelere çevrildi.
İran'ın pazar günü erken saatlerde Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri noktalarına füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediği bildirildi.
Saldırının, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıklamalarının ardından gerçekleşmesi bölgedeki tansiyonun yükseldiği şeklinde değerlendirildi.
Yaşanan gelişmeler, küresel petrol arzına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Enerji fiyatlarının yükselmesi, küresel enflasyonun yeniden hız kazanabileceği beklentilerini güçlendirdi. Enflasyon baskısındaki olası artış ise ABD Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentilerin değişmesine neden oluyor.
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, hafta sonu yaşanan gelişmelerin petrol fiyatlarının geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırdığını belirtti.
Waterer, enerji piyasasında oluşan bu tablonun yalnızca petrol fiyatlarını değil, enflasyon ve faiz beklentilerini de doğrudan etkilediğini ifade etti.
Altın, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde güvenli liman olarak tercih edilen varlıklar arasında yer alıyor.
Ancak mevcut süreçte yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu artırabileceği beklentisi, Fed'in faiz artırımlarını sürdürebileceği yönündeki öngörüleri güçlendirdi.
Faiz oranlarının yüksek kalması ise faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcı açısından cazibesini azaltan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
CME FedWatch verilerine göre piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın yıl içerisinde üç faiz artırımı gerçekleştirebileceğini fiyatlıyor. Aralık ayına ilişkin faiz artırımı ihtimali ise yaklaşık yüzde 80 seviyesinde bulunuyor.
Bu beklentiler doların güçlü seyrini desteklerken, altın fiyatları üzerinde de baskı oluşturmaya devam ediyor.
Jeopolitik cephede gelen diplomatik haberler ise piyasalardaki endişeleri bir miktar sınırladı.
Axios'un aktardığı bilgilere göre Tahran ile Washington, Körfez bölgesindeki çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin azaltılmasına yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması konusunda uzlaşmaya vardı.
Bu gelişme, daha geniş çaplı bir çatışma riskinin kısa vadede azalabileceği şeklinde değerlendirildi.
Yatırımcılar şimdi ABD'de açıklanacak haziran ayı ADP özel sektör istihdam verisi ile tarım dışı istihdam rakamlarını takip edecek.
İstihdam piyasasının güçlü görünümünü koruması durumunda Fed'in sıkı para politikasını sürdürmesi yönündeki beklentiler güçlenebilir. Beklentilerin altında kalacak veriler ise altın üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir.
Tim Waterer, yıl içerisinde altının yeniden 5.000 dolar seviyesini test etme ihtimalinin bulunduğunu ifade etti.
Waterer'a göre bunun gerçekleşebilmesi için jeopolitik gerilimin azalması, petrol fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelere dönmesi, enflasyon baskısının hafiflemesi ve doların zayıflaması gibi koşulların oluşması gerekiyor.
Haftanın ilk işlemlerinde spot altının ons fiyatı yüzde 0,7 gerileyerek 4.061,35 dolar seviyesine indi. ABD'de işlem gören ağustos vadeli altın kontratları ise yüzde 0,5 düşüşle 4.076,40 dolardan işlem gördü.
Bu gerilemeyle birlikte altın fiyatları aylık bazda üst üste dördüncü kez düşüşe hazırlanırken, son dört aylık toplam kayıp yüzde 10,4 seviyesine ulaştı.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı