Altın için eski kurallar değişti mi? Büyük bankalardan dikkat çeken tahminler
Fed kararı öncesinde altın piyasasında geleneksel faiz-altın ilişkisinin zayıfladığına işaret eden bir tablo öne çıkıyor. Merkez bankalarının yüksek miktarlı altın alımları ve resmi sektör talebi, faiz beklentilerinin sarı metal üzerindeki baskısını sınırlıyor.
Piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 16 Eylül'de açıklaması beklenen faiz kararına odaklandı.
Fed fonları vadeli işlemlerine göre faiz artışı olasılığı yüzde 83-85 seviyesinde fiyatlanırken, ons altın 4.288 dolar, gümüş ise 63,06 dolar civarında işlem görüyor.
Altın ve gümüşte günlük bazda yüzde 1 ila yüzde 1,6 arasında geri çekilme görülmesine rağmen, fiyat hareketi geleneksel teorilerin öngördüğü sert düşüş görünümünü ortaya koymadı.
Faizlerin yükselmesi halinde, getiri sağlamayan altının cazibesini kaybederek yatırımcıların tahvillere yönelmesi ve değerli metal fiyatlarının daha sert gerilemesi beklenir.
Ancak son dönemde altının hareketi bu klasik ilişkiyle tam olarak örtüşmüyor.
Altın, ocak ayında 5.600 doların üzerinde tarihi zirveyi gördükten sonra ilkbahar aylarında düzeltme yaşadı. Sarı metal, yılın ikinci yarısında ise 4.000 dolar seviyesinden yeniden güçlü bir yükseliş sergiledi.
JPMorgan analistlerinin değerlendirmelerine göre, 2022'den bu yana reel faizler ile altın arasındaki geleneksel negatif korelasyon büyük ölçüde kırıldı.
10 yıllık ABD Hazine enflasyona endeksli tahvillerinin (TIPS) reel getirilerinin pozitif olduğu dönemlerde dahi altının yeni zirveler test etmesi, değerli metal piyasasında fiyatları belirleyen unsurların değiştiğine işaret ediyor.
Piyasadaki dönüşümün önemli nedenlerinden biri merkez bankalarının altın alımlarındaki yüksek seyir olarak öne çıkıyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları 2022, 2023 ve 2024 yıllarının her birinde 1.000 tonun üzerinde altın satın aldı. Bu kuruluşların 2025 yılındaki alımları ise 863 ton olarak gerçekleşti.
Uzun vadeli rezerv stratejileri doğrultusunda hareket eden merkez bankalarının, kısa vadeli bir Fed faiz kararı nedeniyle altın pozisyonlarını önemli ölçüde azaltmaması, piyasada farklı bir talep dinamiği oluşturuyor.
Polonya ve Çin gibi ülkelerin rezervlerini güçlendirmeye devam etmesi de bu eğilimi destekliyor. Çin'in özellikle 2026'nın ikinci çeyreğinde 33 ton altın alması, resmi sektör talebinin devam ettiğini gösteren örneklerden biri oldu.
Bu alımlar, altın fiyatlarının yalnızca kısa vadeli faiz beklentilerine bağlı hareket etmesini engelleyen önemli bir talep unsuru oluşturuyor.
Piyasadaki yapısal değişim, küresel finans kuruluşlarının altın fiyatlarına yönelik tahminlerinde de görülüyor.
*Goldman Sachs: 2026 yıl sonu için 4.900 dolar*JPMorgan: Dördüncü çeyrek için 4.500 dolar*Bank of America: 2026 yılı ortalama fiyatı için 4.360 dolar*HSBC: Ortalama fiyat beklentisi 4.560 dolar
Fed'in faiz artışı ihtimalinin güçlenmesine rağmen söz konusu kuruluşların hedeflerini aşağı yönlü revize etmemesi dikkat çekiyor.
16 Eylül'deki Fed kararının kısa vadede değerli metal piyasasında dalgalanmayı artırabileceği ve anlık geri çekilmelere yol açabileceği değerlendiriliyor.
Bununla birlikte, son üç yıllık fiyat hareketleri faiz artışlarının altının uzun vadeli yükseliş beklentisini önceki dönemlerde olduğu kadar güçlü biçimde bozmadığını ortaya koyuyor.